Davalar & Makaleler

GÖREVİ YAPTIRMAMAK İCİN DİRENME SUÇU

27 Eylül 2023

A. Suçun Tanımı ve Unsurları

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” arasında “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” bölümünün 265’inci maddesinde; düzenlenen yasalara ve usullere uygun olarak kamusal faaliyetleri yerine getiren kamu görevlisine görevin gerçekleşmesini önlemek amacıyla yapılan davranışların, görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturacağı düzenlenmiştir. Bu madde düzenlemesi ile toplumsal faaliyetleri hukuka uygun, görevli ve yetkili şekilde gerçekleştiren kamu görevlilerinin korunması ve kamu organlarının faaliyetlerinin kesintisiz ve uygun bir şekilde yerine getirilmesi amaçlanmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 6/1.c maddesinde kamu görevlisi; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi olarak belirtilmiştir.

Görevi yaptırmamak için direnme suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Herkes bu suçun faili olabilir. Suçun mağduru, fail tarafından cebir veya tehdit eyleminde bulunarak kamu görevi yerine getirirken engel olunan kamu görevlisi olmaktadır. Failin kamu görevlisine karşı eylemi ile kamu görevi arasında bir bağı bulunmalıdır. Görevi yaptırmamak için direnme suçu, seçimlik hareketli bir suçtur cebir veya tehdit hareketleri işlenebilmektedir. Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

Görevi yaptırmamak için direnme suçunun soruşturması ve kovuşturması için şikayet aranmamakta, süreç re’sen yürütülmektedir. Suç uzlaşmaya tabi değildir. Görevli mahkeme, asliye ceza mahkemeleridir.

B. Suça İlişkin Öngörülen Ceza Miktarı

TCK’nın 265/1’inci maddesinde kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişinin, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı öngörülmüştür.

TCK’nın 265/2’nci, 265/3’üncü ve 265/4’üncü maddelerinde ise, ağırlaştırıcı nedenler şu şekilde belirtilmiştir;

  • Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

  • Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.

  • Suçun, silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

C. Yargıtay Kararları

  • Yargıtay 18.Ceza Dairesi 2015/18980 E., 2016/19269 K.:

“Bu suçta korunan hukuki yarar; kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanma fiillerinin suç olarak tanımlanmasıyla korunmak istenen hukuki yarar, kamu idaresi organlarının görevlerini düzenli bir şekilde ve herhangi bir engelle karşılaşmadan yerine getirmelerini sağlamak suretiyle, kamu idaresinde sürekliliği güvence altına almak ve kamu faaliyetine saygıyı temin etmektir.

Kamu görevlisi kamusal faaliyette bulunan kişidir. Kamusal faaliyetin icrasını yapan kişilerin kamu görevlisi olduğu kabul edilmiştir. Görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşabilmesi için, kamu görevlisinin ilgili konuda görevli olması gerekir. Bu nedenle somut olayda görevli olup olmadığı araştırılmalıdır.

TCK'nın 265/1. fıkrasında tanımlanan görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşması için, kamu görevlisine karşı görevini gerçekleştirmeden veya görevini gerçekleştirdiği sırada cebir ve tehdit fiillerinin işlenmesi gerekir. Bu eylemlerin görevin yerine getirilmesini engellemeye veya güçleştirmeye elverişli olması gerekir.

Kamu görevlisinin yapmak istediği iş görevi ve yetkisi kapsamında olmalıdır. Görevli ve yetkili olmadığı halde işlem yapmak isteyen kamu görevlisine direnme halinde TCK'nın 265. maddesinde tanımlanan suç oluşmaz.

Görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşması için cebir veya tehdidin kamu görevlisine karşı göreve başlamadan veya başladığı sırada veya görevin icra edildiği sırada yapılması gerekir. Görevin yapılmasından sonra gerçekleştirilen cebir veya tehdit TCK'nın 265. maddesinde yazılı suçu oluşturmaz. Fiilin niteliğine göre TCK'nın 86, 106. maddelerinde yazılı suçlar oluşabilir.

İncelemeye konu olayda; katılanın, işyerinde çalışanların kimliklerini alarak tutanağa yazdığı sırada olay yerine gelen sanığın “neden kimlikleri topluyorsun” diye sorup, elinden kimlikleri çekip aldığı, katılana hitaben “alamazsın, ben mecbur değilim, vermek zorunda değilim” şeklinde söz söylediği şeklinde , tehdit yoluyla direndiğinden bahisle mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde sanığın anılan sözlerinin tehdit niteliğinde olmadığı ve görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmadığının gözetilmemesi,

Kanuna aykırı ve sanık ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, …”

  • Yargıtay 4.Ceza Dairesi 2020/1991 E., 2020/10523 K.:

“…. Dosya kapsamına göre; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 02/03/2010 tarihli ve 2009/9-259 esas, 2010/47 karar sayılı ilâmında da açıklandığı üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunun seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir ve/veya tehdit kullanılması ile suçun oluştuğu, somut olayda sanığın alkollü olduğu ve çevredekilere rahatsızlık verdiği, yanına gelen görevli bekçiler tarafından kimlik kontrolü sırasında bekçilere hakaret ve tehditte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın eyleminin bir bütün hâlinde tehdit suretiyle görevi yaptırmamak direnme ve hakaret suçlarını oluşturduğu, 5237 sayılı Kanun'un 42. maddesindeki, "Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz." şeklindeki düzenlemeye nazaran sanığın, etkin direnme suçunun unsuru içinde kalan tehdit suçundan ayrıca cezalandırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

Hukuksal Değerlendirme:

Türk Ceza Kanunu'nun "Görevi yaptırmamak için direnme" başlıklı 265/1. maddesi; "Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindedir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 42. maddesinde ise bileşik suç tanımlanmıştır. Maddeye göre; "biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz."

Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 265/1. maddesindeki "Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, tehdit eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunun bir unsuru olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 42. maddesi gereğince tehdit suçundan ayrıca mahkûmiyet hükmü kurulamayağı açıktır.

Açıklanan nedenlerle; tehdit suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1, 43/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis cezası ile mahkumiyetine yönelik Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/12/2019 tarihli ve 2018/909 esas, 2019/804 sayılı kararında isabet bulunmamaktadır.

….

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Kanun yararına bozma istemine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarnamede yer alan bozma nedeni yerinde görüldüğünden, tehdit suçlarından kurulan, Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/12/2019 tarihli ve 2018/909 esas, 2019/804 sayılı kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

2-Yargılamanın tekrarlanması yasağı ve aynı Kanun maddesinin 4-d fıkrasına göre; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 265/1. maddesindeki "Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, tehdit eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunun bir unsuru olması nedeniyle, sanık ... hakkında tehdit suçundan hükmedilen 6 ay 7 gün hapis cezasının KALDIRILMASINA, …”

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/40540 E., 2018/612 K.:

“…İncelemeye konu olayda; sanığın üst aramasını yapmak isteyen polis memurlarına hitaben söyledikleri kabul edilen "ne diyosunuz ya siz, siz kimsiniz beni nezarethaneye koyacaksınız, beni savcı da nezarete koyamaz, benim avukatım gelir ifademi verir giderim, siz benim üstümü arayamazsınız, nezarete koyamazsınız, ben nezarete girmem, bırakın beni" diyerek görevi yaptırmamak için direndiği iddia edilen olayda, olayın bütünü ve söylendiği ortam içinde değerlendirildiğinde, suça konu sözlerin, sonuç almaya elverişli, objektif olarak mağdurlar üzerinde ciddi bir korku ve endişe doğuracak nitelikte bulunmaması karşısında, görevi yaptırmamak için direnme suçunun tehdit unsurunun ne şekilde gerçekleştiği, kanıtlara dayalı olarak gösterilmeden, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,

Sanığın hakaret eylemini birden fazla müştekiye yönelik olarak gerçekleştirdiği kabul edilmesine karşın, TCK'nın 43. maddesi uygulanmaması,

Kabule göre de, sanığın direnme eylemini birden fazla müştekiye yönelik olarak gerçekleştirdiği kabul edilmesine karşın, TCK'nın 43. maddesi uygulanmaması,

Kanuna aykırı, üst Cumhuriyet Savcısı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, ..”

Bu sitede paylaşılan çalışmalar yalnızca bilgilendirme amaçlı olup, Türkiye Barolar Birliği'nin ilgili düzenlemeleri uyarınca reklam, teklif, hukuki öneri veya danışmanlık teşkil etmez.

Popüler

Öne Çıkan

Yeni

Toplu İş Sözleşmesinin Yapılması Sürecinde Toplu Görüşmelere Kadar Yaşanan Yasal Prosedür
Av. Dr. Aydın Ebrar GÜNAL
01 Mayıs 2019
YLSY Öğrenim Programı Kapsamında Yurtdışında Lisansüstü Öğrenim Gören Öğrencilerin Karşılaştığı Hukuki Sorunlar
Av. Dr. Aydın Ebrar GÜNAL
03 Mayıs 2019
İş Makinelerinin Mülkiyetinin Tespiti ve Tescili
Av. Dr. Aydın Ebrar GÜNAL
06 Mayıs 2019
Doktorların Kamu Hastanelerinde ve/veya Özel Hastanelerde Çalışma Halleri
Av. Dr. Aydın Ebrar GÜNAL
09 Mayıs 2019
Kamulaştırma Kanunu’nda Değişiklik Yapılması Hakkında
Av. Dr. Aydın Ebrar GÜNAL
11 Mayıs 2019
Trafik Kazaları Sonrasında Karşılaşılan Hukuki Süreç ve Problemler
Av. Dr. Aydın Ebrar GÜNAL
14 Mayıs 2019
Aldatan Eşin Sevgilisinin, Aldatılan Eşe Manevi Tazminat Ödemesi Hakkında
Av. Dr. Aydın Ebrar GÜNAL
16 Mayıs 2019
Karşılıksız Çek Şikayetinde Başvuru Hakkı ve Şirket Yetkilisinin Belirtilmesi
Av. Dr. Aydın Ebrar GÜNAL
19 Mayıs 2019
Konkordato Halinde İşçi Alacaklarının Durumu
Av. Dr. Aydın Ebrar GÜNAL
21 Mayıs 2019
Konkordato Nedir?
Av. Dr. Aydın Ebrar GÜNAL
24 Mayıs 2019
Tahkim Nedir?
Av. Dr. Aydın Ebrar GÜNAL
26 Mayıs 2019
Kişiler Hukukuna İlişkin Davalar
Av. Dr. Aydın Ebrar GÜNAL
29 Mayıs 2019
Kredi Kullanımında Hayat Sigortasının Yapılması Durumu, Vefat Eden Kişinin Kredi Borcuna İlişkin Mirasçıların Karşılaştığı Problemler
Av. Dr. Aydın Ebrar GÜNAL
01 Haziran 2019
Lex Mercatoria And Arbitration
Av. Fatmira MULAJ
03 Haziran 2019
Maçlarda Görev Alan Polis Memurlarının Harcırah Alacağı
Av. Dr. Aydın Ebrar GÜNAL
06 Haziran 2019
Medeni Hukukun Tanımı ve Kapsamı
Av. Dr. Aydın Ebrar GÜNAL
08 Haziran 2019
Milletlerarası Tahkimde Ayrılabilirlik İlkesi
Av. Fatmira MULAJ
11 Haziran 2019
Miras Hukukunda Ortaklığın Giderilmesi Davası (Paylaşma Davası)
Av. Dr. Aydın Ebrar GÜNAL
14 Haziran 2019
Miras Hukukuna İlişkin Dava ve Talepler
Av. Dr. Aydın Ebrar GÜNAL
16 Haziran 2019
Mirastan Mal Kaçırma (Muris Muvazaası) Davası
Av. Dr. Aydın Ebrar GÜNAL
19 Haziran 2019